51 Namlu İle Avlanmak
Özka Av
/ 5
Kısa Namlulu Av Tüfekleri ve Gerçek Performansları: 51 Cm Çifte Deneyimi
Avcılar arasında namlu boyu tartışmaları hiç bitmez. Kimine göre uzun namlu her zaman daha avantajlıdır, kimine göre ise kısa namlu sahadaki en büyük yardımcıdır. Geçtiğimiz av sezonunda, ülkemizde yasal sınırın hemen üzerinde olan 51 cm namlu boyuna sahip çifte av tüfeğimle bolca atış yapma ve farklı avlarda bu silahı deneyimleme fırsatı buldum. Özellikle bu tarz bir silahı envanterine katmayı düşünen avcı dostlarımızdan gelen sorular doğrultusunda, hem bir sezon boyunca edindiğim tecrübeleri aktarmak hem de kısa namlu hakkındaki doğru bilinen yanlışları balistik gerçeklerle açıklamak istedim.
Sahadaki Tecrübeler ve Kısa Namlunun Anatomisi
Kendi sahip olduğum Özka Av marka 51 namlu çifteyle olan hikayem aslında on küsur yıl öncesine, bir bıldırcın avına dayanıyor. O dönem amcamın envanterinde olan bu silahı ilk kez o avda elime almış ve çok sevmiştim. Yıllar sonra amcamın bu tüfeği bana hediye etmesiyle birlikte ruhsatı üzerime aldım ve geçen sezon aktif olarak sahaya indirdim. Bir sezon boyunca bu tüfeği; bıldırcın, çulluk ve keklik gibi yerden hızlı kalkan avların yanı sıra, seri atış gerektiren üveyik ve hatta uzak mesafe ördek avında da test ettim.
Tüfeğin en büyük avantajı, çok kolay yüze gelmesi ve yüksek manevra kabiliyeti sunmasıdır. Eğer sık çalılık, ormanlık veya engebeli arazilerde avlanıyorsanız, bu kısa yapı size hem yürürken hem de ani atış yaparken büyük bir konfor sağlıyor. Örneğin keklik avında 5 ve 4 numara şoklar (choke) kullanarak, 7 numara 30 gram yerli fişeklerle 30 metrenin altındaki mesafelerde mükemmel sonuçlar elde ettim.
Madalyonun diğer yüzüne, yani olumsuz yanlarına geldiğimizde ise bizi fizik kuralları karşılıyor. Tüfek yapısı gereği hafif ve kısa olduğu için, atış esnasında avcıyı biraz fazla sarsar (çırpar). Newton’ın üçüncü hareket yasası uyarınca (her etkiye karşı eşit ve zıt bir tepki vardır), tüfeğin ağırlığı azaldıkça geriye doğru uyguladığı tepme enerjisi artar. 28, 30 ya da 32 gram fişeklerle avlanırken bu sarsıntı çok şiddetli gelmeyebilir. Fakat daha ağır gramajlı fişekler kullanacaksanız, ilk atıştan sonra namlu daha fazla şahlanacağı için tüfeği tekrar hedefe oturtmak ve ikinci atışı (dubleyi) gerçekleştirmek zorlaşacaktır.
Namlu Boyu, Grupman ve Barutun Yanma Sırrı
Avcılık camiasında genel bir inanış vardır: "Kısa namlulu tüfekler saçmayı kısa mesafede hemen açar ve dağıtır." İç ve dış balistik yasalarına göre bu inanış tamamen yanlıştır. Saçmanın namludan çıktıktan sonra ne zaman açılacağı veya ne kadar toplu gideceği namlu boyuna değil; tamamen kullanılan şok daraltılmasına ve fişek bileşenlerine (tapa yapısı, saçma sertliği) bağlıdır. Dolayısıyla 51 namlulu bir tüfeğin grupmanı (saçma dağılım şeması), aynı şok ve fişek kullanıldığında 71 namlulu bir tüfekle neredeyse tamamen aynıdır.
Peki, namlu uzunluğu performansı hiç mi etkilemez? Burada akıllara şu soru gelebilir: "Barut zaten 51 cm içinde yanıp bitmez mi?"
Aslında evet, modern av fişeklerinde kullanılan hızlı yanan barutlar, özellikle 28-30 gram gibi hafif yüklerde 51 cm'lik mesafeye ulaşmadan çok önce (ilk 35-40 cm'de) tamamen yanıp biter. Dolayısıyla hafif gramajlarda barut yanması açısından bir kayıp yaşanmaz. Ancak iç balistikte tek kural barutun yanması değildir; arkasında bıraktığı gazın genleşme (itme) mesafesidir. 71 cm namlu, barut çoktan yanıp bitmiş olsa bile oluşan gaz basıncının saçmayı 20 cm daha boyunca itmesine ve daha yüksek bir ilk hıza (v0) ulaşmasına olanak tanır.
Durum 34 gram ve üzeri ağır fişeklere geldiğinde ise iş değişir. Bu fişeklerde basıncı güvenli sınırlarda tutmak için yavaş yanan barutlar kullanılır ve bu barutlar 51 cm namluya sığmayarak bir kısmı namlu ağzından dışarı fırlar.
Ben tahtalı ve ördek avlarında uzak mesafelerden güzel sonuçlar almış olsam da, kısa namlunun uzak mesafelerde kinetik enerjisini uzun namluya göre biraz daha çabuk kaybettiğini bilerek avlanmak gerekir.
Ayrıca uzun namlular, nişan hattının (gezik ve arpacık arasındaki mesafe) uzun olması sebebiyle hedefi daha stabil takip etmenizi ve tüfeği daha dengeli "süpürmenizi" sağlar. Kısa namluda ise bu denge tamamen avcının reflekslerine ve bilek becerisine kalır.
Sonuç: Hangi Namlu Boyu Sizin İçin Uygun?
Özetlemek gerekirse; namlunun 51 cm veya 71 cm olması tüfeğin kalitesini değil, kullanım amacını ve av stilini belirler.
Eğer aradığınız şey; sık çalılıkta veya ormanda sizi yormayacak, ani kalkan avlarda reflekslerinize anında yanıt vererek hızla omuza gelecek seri bir tüfekse, 51 namlu size büyük bir keyif ve konfor sunacaktır. Ancak ben daha uzak mesafelere atış yapacağım, daha ağır fişekler kullanacağım, hatasız bir nişan hattıyla hedefi ağır ve stabil bir şekilde süpürmek istiyorum diyorsanız, tercihiniz kesinlikle 71 namlu olmalıdır.
Ancak tüm balistik ve konuştuğumuz bu konu bir yana ben 51 namlu ile avlanmaktan ve atış menzilimdeki etkilerinden oldukça mutluyum. Daha iyileri sizin olsun
Rastgele!
Specs
Namlu boyu
51 cm